Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Teşrik, doğuya doğru
gitmek, parlamak, eti güneşe sermek demektir.
Teşrik tekbiri, Kurban bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen
tekbirlerdir. Kurban Bayramının ilk gününe "yevm-i nahr", diğer üç
güne ise "eyyâmü't-teşrîk (teşrîk günleri)" denir. Bayramdan bir gün
önceki güne de "arefe günü" denir.
Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına
kadar, yirmiüç farz namazının arkasından birer defa
"Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber
ve lillahi'l-hamd" diye tekbir getirilir ki, buna "teşrîk
tekbiri" denir. Anlamı şöyledir: "Allah herşeyden yücedir, Allah
herşeyden yücedir. Allah'tan başka ilâh yoktur. O Allah herşeyden yücedir,
Allah herşeyden yücedir. Hamd Allah'a mahsustur". Tekbirlerin bu şekli Hz.
Ali ve Abdullah b. Mes'ûd (r. anhümâ)'ya dayanır.
Teşrîk tekbirlerinin başlangıcı Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'i kurban etme
olayına kadar uzanır. İbrahim (a.s), gördüğü sahih rüya üzerine oğlunu Allah
yolunda kurban etmeye karar verir. Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s)
gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında yetişememe
endişesi ile Cebrail (a.s); "Allahu ekber Allahu ekber" diyerek
tekbir getirir. İbrahim (a.s) bu sesi işitince başını gökyüzüne çevirir ve onun
bir koçla geldiğini görünce; "Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber" diye
cevap verir. Bu tekbir ve tevhîd kelimelerini işiten ve kurban edilmeyi
bekleyen İsmail (a.s) da; "Allahu ekber velillâhi'l-hamd" der.
Böylece kıyamet gününe kadar sürecek büyük bir sünnet başlatılmış olur
(es-Saffât, 37/102, 107; İsmail" maddesi; el-Mavsılî, el-İhtiyar li
Ta'lîli'l-Muhtar, Kahire (t.y), I, 87, 88).
Tekbirlerin yirmiüç vakit okunması Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'e göredir. Fetvâ
da buna göre verilmiştir. Ebû Hanîfe'ye göre, teşrîk tekbirleri arefe günü
sabah vaktinden, bayramın ilk günü ikindi vaktine kadar olan sekiz vakit farz
namazlarının arkasından getirilir.
Teşrîk tekbirleri birçok fakihe göre vaciptir. Bazılarına göre ise sünnettir.
Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'e göre farz namazlarını kılmakla yükümlü olanlara
bu tekbirler vaciptir. Bu konuda tek başına kılanla, imama uyan, yolcu ile
mukim, köylü ile şehirli, erkekle kadın eşittir. Böyle teşrîk tekbirleri cemaatle
de, yalnız başına da eda edilir. Kaza da edilebilir. Erkekler tekbiri açıktan,
kadınlar ise gizlice getirir. Vitir namazı ile bayram namazları sonunda tekbir
getirilmez.
Ebû Hanîfe'ye göre, teşrîk tekbirlerinin vacip olması için yükümlünün hür, mukîm
ve erkek olması ve farz namazın cemaatle kılınmış bulunması şarttır. Bu yüzden
yolcu, köle, kadın ve tek başına namaz kılana bu tekbirler vacip olmaz. Ancak
bu sayılanlar imama uyarlarsa, cemaatle birlikte tekbir alırlar. Cuma ve bayram
namazı kılınmayan küçük yerleşim merkezlerinde de teşrik tekbiri getirilmez ve
cuma günü öğle namazını cemaatle kılan özürlü kimselere de vacip olmaz.
Bir yılın teşrîk günlerinde kazaya kalan bir namaz, yine o yılın teşrik
günlerinden birinde kaza edilse, sonunda teşrik tekbiri alınır, fakat başka
günlerde veya başka yılın teşrîk günlerinde kaza edilse, teşrîk tekbiri
alınmaz.
Bir namazda sehiv secdesi, teşrîk tekbiri ve telbiye bir araya gelse, önce
sehiv secdesi yapılır, sonra tekbir alınır, daha sonra da telbiyede bulunulur
(telbiye için bk. "Hacc" maddesi).
Sevgi,
barış, kardeşlik, dayanışma duygularının yoğunlaştığı, ümmetçe ve milletçe
birlik ve beraberliğin daha da pekiştirildiği bir Cuma’ya bir Kurban Bayramı'na
daha kavuşmanın mutluluğunun yaşadığımız, bayramın bilhassa dünya üzerinde
hayatları acı ve gözyaşından ibaret olan insanlara huzur ve neşe getirmesini,
kanayan yaralara merhem olmasını, bayramın tüm insanlık için barış, huzur,
güven ve hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.
Hayatın hızlı akışı içinde çoğu zaman bilinçsiz ve
sorumsuz şekilde tükettiğimiz zaman sermayesini, barış, sevgi, huzur, paylaşım
ve kardeşlik gibi değerlerle kazanca dönüştürme imkânı sunan kutlu zaman
dilimlerinden birine, bir Kurban Bayramına daha erişmenin mutluluğu içindeyiz.
Yüce Mevla’nın ‘gel’ çağrısına, ‘lebbeyk’ diyerek cevap veren hacılarımızla
birlikte kutsal beldede bulunmanın coşkusuyla, tüm vatandaşlarımıza ve din
kardeşlerimize kutsal topraklardan selam ve hayır dualarımı gönderiyorum.
Bayramlar, sevinme ve sevindirme günleridir.
Bayram, basit çıkarların, kısır çekişmelerin, bencil hırsların, anlamsız
kırgınlıkların insan benliğini kuşatan duvarlarını yıkarak kişinin kendini
aşması, etrafındakilerin farkına vararak paylaşmanın, kucaklaşmanın ve sevmenin
engin ufuklarında kâmil insan olmanın tadını doyasıya yaşayabilmesi demektir.
Bayram namazlarının topluca, yan yana ve omuz omuza büyük bir coşku ile
kılınması, bayramın aynı zamanda birleşme ve bütünleşme demek olduğunu, ayrılık
ve farklılıklarda boğulmanın bizi zayıflatacağını, birbirimizin yanı başında
olmanın bizi toplum ve millet olarak güçlendireceğini anlatır hepimize.
Bu bayrama adını veren Kurban
ibadeti, kişinin manen Allah’a yakınlaşmasına vesile olurken, malî yönüyle de
sosyal dayanışmayı güçlendir. Kurban ibadeti, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in
Allah’a gösterdikleri tam sadakat ve teslimiyeti temsil etmesi yönüyle kişiyi
bu yolda ileri bir mertebeye taşırken, aynı zamanda ona paylaşmayı, ötekine
yardım elini uzatmayı, bütün insanları sevgiyle kucaklamayı da öğretir.
Milletimiz, kurban ibadetine ayrı
bir önem vermekte ve malî imkânı bulunanlar bu ibadeti yerine getirmeye
çalışmaktadır. Ancak bu ibadetin yerine getirilmesi kadar onu ifa ederken
gözetilmesi gereken ilkeler ve amaçlar da önemlidir. Bu nedenle, bütün
müslümanların, özellikle, kurbanın ehil kimseler tarafından ve usulüne uygun
şekilde kesilmesine özen göstermeleri, kurbanlık hayvana şefkatle davranmaları
ve çevre temizliğine riayet etmeleri konusunda çok daha duyarlı olmaları
gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyorum. Unutmayalım ki, bu hususlara dikkat
etmemiz hem dini hem de insani sorumluluğumuzdur.
Bu duygu ve düşüncelerle, bizleri bir kez daha
Kurban Bayramına eriştiren Yüce Mevla’ya hamdediyor, başta Siz
değerli gönül dostumuz ve sevdikleri olmak üzere, milletimizin,
yurtdışındaki tüm vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve bütün
dindaşlarımızın kısaca
Ümmet-i Muhammed'in bayramını içtenlikle kutluyor, bayramın tüm insanlık
için barış, huzur, güven ve hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz
ediyorum.
Mübarek Kurban Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu,
bereketli bayramlar nasip etsin.
Bu hayırlı günde dualarınız kabul olsun. Dualarınızı eksik etmeyin...
Happy Feast of the Sacrifice are all blessed our nation. All those who believe in
Allah nice peaceful, fertile holidays are destine.
This daily prayer accepted, get better. Keep your prayers ...
Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri
Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan
bir dini bayramdır. İslam dinindeki Ramazan Bayramı ile beraber en önemli iki
bayramdan biridir.
Bu bayram adını Müslümanların Allah rızası için
büyükbaş veya küçük baş hayvan kurban etmesinden alır. Tüm dünya Müslümanları
tarafından kutlanan Kurban Bayramı'nda İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail
Peygamber'i kurban etmek istemesi anılır.
Aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac
farizasını ifa ettikleri vakittir. Bayramda da Bayram Namazı kılınır ve bayram
hutbesi okunur.
Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve
vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir.
Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık,
O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.
Zenginlerin, kestikleri kurban etlerinden
fakirleri yararlandırması, müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını
güçlendirir. Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir.
Kurbanla gelen bu sevinç toplumun huzur ve
mutluluğunu artırır.
Sevgili peygamberimiz: «Kim (mal) genişliği bulur
da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (57) buyurarak kurban
kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu
belirtmiştir.
BİRLİK
VE BERABERLİGİMİZİ, KARDEŞLİK VE DOSTLUGUMUZU EN SICAK ŞEKİLDE
HİSSEDDİRECEGİMİZ MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDER TÜM İSLAM
ALEMİNE,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDER MUTLULUKLAR DİLERİM.
S.A ZİYARETİNİZ BENİ ÇOOK ONRLANDIRDI GÜZEL KARDEŞİMM.
ÇOOK TŞK EDERİM.
ZİYARETİ İADEYİ KABUL BOYURUN LUTFEN.
Konu: Esselamünaleyküm... İYİLİK... Birçoğumuz en son kime iyilik yaptığımızı hatırlamaz olduk. Belki de bu erdemli davranışın çarkları böylesine hızlı dönen bir dünyada çok fazla alıcısı yok. Ama daha da ilginci, bu eylemin giderek bir kötülük aracına dönüşmeye başladığıdır. Yanlış okumadınız. Kötülük için iyilik yapmak. Mümkün bu. İyilik yaparken iki üç hamle sonra bu iyiliği bir hançer gibi kullanmayı hesaplayanlar olmadığını sanmayın sakın. Peki, nasıl olur da bu kadar soylu bir davranış kalbimizdeki balans ayarının bozukluğu sonucu bir ihanet eylemine dönüşür? Önce eskilere gidelim… Bir akşam vakti Hz. İbrahim’in yaşadığı köyden geçen yaşlı bir yolcu, misafir olup geceyi geçirebileceği bir ev aradı. Hz. İbrahim’in kapısını çaldı ve kendisini misafir edip edemeyeceğini sordu. Yolcu seksen yaşındaydı ve o yaşına kadar hiç iman belirtisi göstermeden yaşamıştı. Hz. İbrahim ise kapısını çalan bu insanı Hak yoluna davet etmesinin peygamberliğinin gereği olduğunu düşünmekteydi. “Bir şartım var” dedi adama. “Senin Allah’a iman etmeni istiyorum. Kabul edersen misafirim olursun.” Adam kızdı. Kabul etmedi ve akşamın son ışıkları altında köyün ufkuna doğru ilerledi. Tam o sırada Hz. İbrahim’e ilahi uyarı geldi. “Ey İbrahim, biz o insana ömür verdik, mal verdik, evlatlar verdik, rızk verdik. Bunun karşılığında ona şart koşmadık. Ama sen kulum, ona bir gecelik misafirlik için iman etmeyi şart koştun.” Bu uyarıyla aklı başına gelen Hz. İbrahim hemen koşup adamı durdurdu ve evine çağırdı. Adam “koştuğun şarttan neden vazgeçtin?” diye sordu. Hz. İbrahim “Allah bana hiçbir karşılık istemeden ve senin iyiliğin için olsa bile şart koşmadan iyilik yapmamı emretti” karşılığını verdi. Bunun üzerine “seksen yıl bihaber yaşadığım Allah’a şimdi iman ediyorum” dedi adam. Şimdi bana, “iyi de hocam, bu eski bir mesel, zaman değişti, günümüze gelelim” diye çıkışabilirsiniz. Peki! Olay geçen Ramazan’da İstanbul Bağcılar’da yaşandı. Bir grup insan bir araya gelip fakirlere maddi yardım götürmeye koyuldu. Bir gün karşılarına çok muhtaç yaşlı biri çıktı. Ona düzenli olarak 200 TL ödemeye başladılar. Aradan bir müddet geçmişti ki, yine böyle bir başka fakire raslayıp ihtiyaçlarını sordular, yardım önerdiler. Adam reddetti: “Bana her ay birisi 100 TL ödüyor zaten.” Bunun üzerine yardımsever dostlarımız “bizi bu zatla tanıştır da çabalarımızı birleştirelim” deyince, adam onları götürdü. Karşılarına çıkan kişi, o her ay 200 TL ödedikleri yaşlı ve çok fakir adamdı. Dostlarımız şaşırdılar ve oracığa çöküp ağladılar. Evet, iyilik yürek işidir!.. Ve bildiğim bir şey varsa o da iyiliğin artık birçoğumuzun becerebileceği bir iş olmadığıdır. Metin Kondel Allahım! Tıpkı İbrahim'e ve İbrahim'in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin herşeyden nihayetsiz derecede yüksektir.Amin! Aziz, sıddık kardeşlerim! Ruh u canımızla mübarek bayramınızı tebrik ediyoruz. İnşâallah âlem-i İslâm’ın da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i Müttefika-i İslâmiye’nin kudsî kanun-u esasiyelerinin menbaı olan Kur’an-ı Hakîm, istikbale tam hâkim olup beşeriyete tam bir bayramı getireceğine çok emareler var...Bediüzzaman Said Nursi R.a. "Ey babacığım sana ne emrediliyorsa onu yap. Allah'ın izniyle benim sabırlı ve dayanıklı biri olduğumu göreceksin."...Kurban Bayramımız mübarek olsun hayırlara vesile olur inşallah.. baki selam ve dua ile..
KURBAN İBADETİ
Kurban,ibadet niyeti ile belirli
vakitte kurbanlık hayvanı kesmektir.
Kurban kesmek mal ile yapılan bir
ibadettir ve vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmistir. Kurban. Allah
yolunda gösterilen bir fedakarlık onun verdiği nimetlere karşı sükran borcunu
yerine getirmektir.
Zenginlerin kestikleri kurban etlerinden fakirleri
yararlandırması müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını güçlendirir.
Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir. Kurbanla gelen bu sevinç
toplumun huzur ve mutluluğunu arttırır.
Sevgili Peygamberimiz: "Kim (mal)
genişliği bulur da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın."(1) buyurarak
kurban kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu
belirtmiştir.
KİMLER KURBAN KESER:
Aşağıdaki şartları taşıyan
kimselerin kurban kesmesi vacibtir:
1) Müslüman olmak.
2) Akıllı
olmak.
3) Ergenlik çağına gelmiş olmak.
4) Hür olmak.
5) Mukim olmak
(Yani misafir olmamak)
6) Nisab miktarı mal veya paraya sahib olmak.
(Kurban
nisabında mal ve paranın üzerinden bir senenin geçmesi şart
değildir.)
KURBAN NEZAMAN VE NASIL KESİLİR:
Kurban kesiminin vakti
kurban bayramının birinci ikinci ve üçüncü günüdür.
Üçüncü günün akşamından
sonra kurban kesilmez.
Kurbanı kesmeye götürürken hayvana iyi davranmalı.
itip kakarak götürmemelidir.
Hayvana zahmet vermemek için bıçak iyi bilenmiş
olmalı.
Kurbanı elinden gelirse sahibi kesmelidir. Elinden gelmeyen başkasına
kestirebilir.
Kurban edilecek hayvan sol yanı üzerine ve kıbleye karşı
yatırılır.
Kesecek kişinin kendisi "Bismillahi Allahu Ekber"
diyerek hayvanın
çene altından yem borusu nefes borusu ve şah damarlarını keserek kesim işi
bitirilir.
Hayvanın canı çıkmadan başını bedeninden ayırmak ve derisini yüzmeye
başlamak mekruhtur.
Kurban keserken bilerek "Besmele" söylenmemiş ise hayvanın
eti yenmez.
ŞU KUSURLARDAN BIRI HAYVANDA BULUNURSA KURBAN
OLMAZ:
1) Bir veya iki gözü kör olan.
2) Boynuzlarının biri veya ikisi
kökünden kırılmış olan.
3) Kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kopmuş
olan
4) Ayağının üzerine basamayacak derecede topal olan.
5) Kulakları
veya kuyruğu doğuştan olmayan
6) Dişlerinin çoğu dökülmüş olup karnını
doyurmayan
7) Hasta olan
8) Kemiklerinin içinde iliği kalmamış derecede
zayıf olan
9) Meme başları kopmuş olan
10) Koyun ve keçinin memelerinden
biri sığır cinsinden iki memesi kurumuş olan
Ayrıca tavuk,horoz gibi
hayvanlarla eti yenen diğer yabani hayvanlar kurban olmazlar.
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ
جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ
الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ
الْمُخْبِتِينَ ...
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ
اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ
فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ
وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ.
الح
In
the name of Allah, the Compassionate, the Merciful.
"To every people did
We appoint rites (of sacrifice), that they might celebrate the name of Allah
over the sustenance He gave them from animals (fit for food). But your God is
One God. submit then your wills to Him (in Islam): and give thou the good news
to those who humble themselves-"
"The sacrificial camels we have made
for you as among the signs from Allah: in them is (much) good for you: then
pronounce the name of Allah over them as they line up (for sacrifice): when they
are down on their sides (after slaughter), eat ye thereof, and feed such as (beg
not but) live in contentment, and such as beg with due humility: thus have We
made animals subject to you, that ye may be grateful."
Al-Hajj, 34 and
36
Rahman ve
Rahim olan Allah'ın adıyla.
"Biz, her ümmete -(Kurban kesmeye uygun)
hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah'ın adını
ansınlar diye- kurban kesmeyi gerekli kıldık. Hepinizin ilâhı bir tek İlah'tır.
Öyle ise, O'na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlaslı ve mütevazi insanları
müjdele!"
"Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin)
işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar,
ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz).
Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz
yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu
hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik."
Hacc, 34 ve
36