| HİLAL's profileBİR UMUT IŞIĞIPhotosBlogGuestbook | Help |
|
|
November 26 KuRbAn BaYrAmINovember 23 Öğretmenler Günü![]() Öğretmenim Küçük bir çocukken geldik yanına, Kucakladın bizi sardın canına, Sevgiyi saygıyı kattık şanına, Okuryazar olduk ilk öğretmenim. Tüm bildiklerini bize öğrettin, Millete faydalı bireyler ettin, Kalemi kılıçtan çok keskinlettin, Çareler ürettin sen öğretmenim. Ödevler yaptırıp asıl talibe, İmkân hazırlayıp her bir talep'e, Feraset gösterip seçtin talebe, Sanatkâr adayı hep öğretmenim. Edebiyatla Din Tıp Filoloji, Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji, İktisatla Sanat ve Sosyoloji, Bilimden yelpaze sen öğretmenim. İstikbale giden bilgi selinde, Kitaplık dolusu her eserinde, Derin ilim varken ana dilinde, Neye başka talep var öğretmenim. Vatan bir okulsa ilk nöbettesin, İlim denizinde hep seferdesin, Kutsal mesleğinle gönüllerdesin, Benim de gönlümü al öğretmenim. Saymakla tükenmez faziletlerin, Zamanen ödenen o bedellerin, Kıvancındır üstün talebelerin, İftihar ediniz siz öğretmenim. Zeki İ.KIZILIŞIK ![]() ![]() November 20 CUMA![]()
![]() Ey güç ve kuvvetin yegâne sahibi Rabb'imiz! Sen Kavî'sin,biz ise Sen'in zayıf ve aciz ve muhtaç kapıkullarınız. Bizi Sen'den başka kim koruyup kollayabilir! Ne olursun salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de lütuflarınla sevindir ve üzerimizdeki nimetlerini tamamla! Bize ve yeryüzünün değişik yerlerindeki bütün inananlara ,özellikle de zulme ve haksızlığa uğratılmış mazlumlara dünya ve ukbada tasa ve elem sebebi olan kötülüklerin hepsini bertaraf et!" November 19 Misvakın Faydaları![]() Misvakın Faydaları: Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Misvak kullanarak kılınan namaz, misvaksız kılınan namazdan 70 kat üstündür.) [İ. Neccar] (Cebrail aleyhisselam, misvak kullanmayı o kadar tavsiye etti ki, misvakın farz olacağından korktum.) [İbni Mace] (Eğer ümmetime güçlük vermeyeceğini bilseydim, her namaz için abdest almalarını ve her abdestte misvak kullanmalarını emrederdim.) [Buhari, Müslim] (Gece namazı için kalkınca, ağzınızı misvakla temizleyin! Çünkü bir melek, namazda Kur’an okuyanın ağzına yaklaşarak dinler.) [Deylemi] (Ağzınız Kur’an yoludur, misvakla temizleyin.) [Ebu Nuaym] (Peygamberlerin beş sünneti: Hayâ, hilm, hacamat, misvak, güzel koku.) [Taberani] (Misvak erkeğin fesahatini [konuşma güzelliğini] artırır.) [İ. Adiy, Hatib] (Misvak; ağzı temizler, görmeyi keskinleştirir, diş etlerini güçlendirir, dişleri beyazlaştırır ve çürümeyi önler, hazmı kolaylaştırır, mideye sıhhat verir, balgamı keser, hasenatı artırır. Misvak kullanan, Allahü teâlâyı razı eder, melekleri sevindirir.) [Ebu Nuaym] ![]() Misvakın faydaları 30dan fazladır. En aşağısı sıkıntıyı giderir, en iyisi de ölürken şehadet getirmeyi hatırlatır. Misvak, ölümden başka her derde şifadır. Sırat üzerinde yürümeyi de kolaylaştırır, yaşlanmayı da yavaşlatır. Misvak ağzı temizler, gözü cilalandırır, ağız kokusunu ve kirini giderir, dişleri beyazlatır. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yemeği hazmettirir, balgamı keser. Namazın sevabını artırır. Kur'an-ı kerim yolu olan ağzı temizler. Ağız kokusunu güzelleştirir, fesahati artırır, mideyi takviye eder, şeytanı perişan eder, sevabları çoğaltır, safrayı keser. Baş damarlarını yatıştırır, ağrısını dindirir ve ruhun çıkmasını kolaylaştırır. ![]() ![]() 19-11-2009-ORDU November 16 KURBAN .
KIZIMA ÖĞÜT.
.
November 15 KURBAN
. November 13 TeSaDüf ve Tevafuk.
.. ![]() <>TESADÜF&TEVAFUK<> Dilimizde kullandığımız birçok kelime vardır ki mânasını kesinlikle bildiğimizden kullanıyoruz değiliz. Kimi kelimeleri aslında ifade ettiği mânanın aksine bir niyetle kullanmaktayız. Sözünü edeceğimiz (tesadüf) kelimesi de bunlardan biridir. Tesadüfte şuursuzluk, hesapsızlık ve başıboşluk vardır. “Şu hâdise tesadüfen şöyle oldu, bu hâdise tesadüfen böyle oldu” gibi... Bunu söyleyen zâta sorsanız: - Siz kâinatta başıboşluk olduğunu kabûl edebiliyor musunuz? Hâdiseler, vak’alar başıboşluktan mı zuhur ediyor, yoksa hepsinde ince bir hikmet, kesin bir maksat mı vardır? Muhatabımız hemen diyecektir ki: - Asla, kâinatta başıboşluk yoktur. Her hâdisenin altında bilmediğimiz nice hikmet ve maslahatlar vardır. ![]() - Öyle ise hikmetsizlik ve başıboşluk mânasına gelen tesadüfü neden kullanıyorsunuz? - Canım, ne bileyim herkes kullanıyor, ben de kullanıyorum. Alışmışız bir defa... Bir âyeti kerîme bizlere ışık tutuyor: “Denizde, karada ne cereyan ediyorsa, Allah’ın ilmi dâhilinde cereyan ediyor. Bir yaprak düşmez ki Allah’ın ilmi dâhilinde olmasın!.” Anlaşılan, tesadüfî sandığımız kâinat hâdiselerinin hiçbirinde tesadüf yoktur. Bir yaprağın düşüşünde dahi. - Ya ne vardır? - Tevafuk.. Muvafık olmak, münasip düşerek cereyan etmek, bir İlâhî maksat, bir İlâhî hikmet için cereyan etmiş olmak... Bunun içindir ki kelimeleri yanlış mânada kullanmak istemeyenler tesadüfü terk eder, tevafuku tercih ederler. - Tevafuken böyle oldu, tevafuken şöyle cereyan etti, diyerek her hâdisenin altında bir İlâhî hikmet, Rabbanî maksat ararlar. Yaratandan alâkasını kesmek gibi bir dalgınlığa düşmezler. ![]() ![]() .November 12 Cuma Günü![]() SEN VAZGEÇMEYENSİN kullarını asla terk etmeyensin. Onlar gaflete dalıp seni unutsalar da, Sen her daim onları kollayansın. Her ihtiyaçlarını bilensin. Görüp gönderensin. Kim kimin eliyle ne getiriyorsa veren Sensin. Nimetlerin arkasındaki sebeplerin eliyle iş görensin. Toprak bir servis penceresi; ağaçlar, elementler, gök, güneş herşey öyle. O perdelerin gerisinde iş gören Sensin. Senin binbir güzel ismin görünüyor. Hiçbir perde, Senin rahmet ve şefkatini örtemez, gizleyemez. Sebepler sadece ve sadece Senin izzet ve azametinin incecik bir perdesidirler.. İman gözümüz, deler geçer bu perdeleri. Aşar bu engelleri. Sen Azizsin. Sen Rahmansın vazgeçmeyensin. Kimin üzerinde kendini aşan bir kıymet, bir değer bir güzellik varsa Sendendir hep. Ey Rahman, herşey Senden armağan… O sonsuz rahmetin ve şefkatin olmasaydı ne olurduk biz? ![]() ![]() November 10 Duanın Önemi .
November 09 İki yüzlü İnsanlar
CUMA![]() Cumanız Mübarek Olsun Sensin mahzun kalplerin sığınağı. Sensin mazlumun âhını işiten. Sensin zalimin zulmünü bilen. Senin adaletindir sığındığımız. Senin mizanındır güvendiğimiz. Senin hesabındır tesellimiz. Nefsimize zulmetmekten alıkoy bizi. Senin adaletine razı olanlardan eyle bizi. Senin adaletinin korkusuyla terbiye et hepimizi. Adaletinin korkusuyla yumuşat kalplerimizi. Amellerimizin tartıldığı ‘mizan’da güzel eyle akibetimizi. Mizanında ağırlığı olanlardan eyle bizi. Kolaylaştır sorgu sualimizi. Sana hesap verme inceliğiyle yaşat bizi. Hükmüne razı eyle bizi. Zulmetmekten ve zulme uğramaktan uzak eyle hepimizi . Kabeyi muazzamada namaz kılmak nasip etsin.. RABBİM mağfiret eylesin inşallah. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() November 05 "BİR KÖTÜNÜN ŞERRİNİ ÇEKER BÜTÜN MAHALLE![]() "BİR KÖTÜNÜN ŞERRİNİ ÇEKER BÜTÜN MAHALLE Behlül dana Bağdatta,dolaşıp ara sıra Nasihat ediyordu bir kısım insanlara. Bu durumdan rahatsız olan bazı kişiler Onu Harun Reşid'e şikayet eylediler. Dediler ki; Behlül'e söyleyin de ey sultan! Yaptığımız işlere karışmasın her zaman. Bizim günahlarımızla ne derdi varki onun, Hem kendi bacağından asılmaz mı her koyun! ![]() Çağırdı Harun Reşid, Behlül'ü sarayına, Halkın şikayetlerini söyledi aynen ona. O terk etti sarayı, hiçbir cevap vermeden, Ve birkaç "koyun" alıp, onları kesti hemen. Her sokağın başına , kestiği koyunları, Kendi bacaklarından asıverdi onları. Rahatsız oldu herkes, bu kokudan nihayet Halk gidip halifeye ,eylediler şikayet. Harun Reşid ,Behlül'ü çağırıp sordu hemen, O ise şöyle dedi halifeye cevaben. "Kendi bacaklarından astım ben her koyunu, Ne için şikayete geldiler size bunu?" Anlatmak istedim ki;onlara ben bu halle, "BİR KÖTÜNÜN ŞERRİNİ,ÇEKER BÜTÜN MAHALLE!!!" ![]() ![]() November 01 ATATÜRKÜN HZ. MUHAMMED HAYRANLIĞI![]() ATATÜRKÜN HZ.MUHAMMED SEVGİSİ Atatürk bir akşam, Çankaya'da arkadaşlarına sordu - Dünyanın en büyük insanı kimdir? - Timur'dur Paşam! - Değil. - Fatih'tir. - Değil. - Yavuz Sultan Selim. - Değil. - Alpaslan. - Değil. - Napolyon. - İskender. - Değil. Nafile!.. Ne derlerse Atatürk "değil" diyordu. Dalkavuklardan biri dayanamadı: - Sizsiniz Paşam., dedi. Atatürk, bu zatı tersledikten sonra, sualinin cevabını kendisi verdi: - Dünyanın en büyük insanı Hz. Muhammed'dir. Ölümünden bu yana bin üç yüz sene geçtiği halde, günde beş vakit, Cenab-ı Allahtan sonra adı söylenen Hz. Muhammed'dir... ![]() ![]() ![]() Fincan İnsan İlişkisi![]() *FiNcAN &İnSaN iLiŞkİsİ* Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi: “Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.” Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu! Kekeleyerek: “Nasıl? Anlayamadım?” diyebildi yaşlı kadın. “Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp: “Yeter! Lütfen dur artık!” diye bağırmak zorunda kaldım. Ama usta sadece gülümsedi ve; “Daha değil!” diye cevapladı beni. “Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım: ![]() “Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!” Ama usta bana bakıp gülümsüyordu: “Henüz değil!” “Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek” Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum: “Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!” “Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve “Daha değil!” diyordu. “Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi. ![]() “Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum. “Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!” dedim. Onun cevabı ise aynıydı: “Henüz değil!” “Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. “Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!” diye bağırdım. Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. “Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!” diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine “Daha değil!” diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm. ![]() “Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi: “Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?” Ona “Evet” dedim. ![]() Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve “Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.” “Evet, bu sensin!” dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin. ![]() Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin. Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın. Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın. Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı. Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu. Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.” ![]() ![]() ![]() ![]() October 30 CuMa GüNü![]() *Cumanız Mübarek Olsun* Cuma namazı kılmak kadınlara farz değildir. Konuyla ilgili hadisleri ve uygulamaları göz ardı ederek, sadece Cuma namazını farz kılan ayetteki “ey iman edenler” ifadesinden hareketle kadınların Cuma ile mükellef olduklarını söylemek doğru değildir. Aksi halde, hükümlü, hasta ve diğer mazeret sahiplerinin de Cuma ile mükellef olmaları gerekir. Zira Hz. Peygamber, kadın, hasta, yolcu ve hürriyeti kısıtlı olanların Cuma namazı ile yükümlü olmadıklarını belirtmek suretiyle ayetin hükmünü tahsis etmiştir.(Ebû Dâvûd, Salât, 215) Cuma namazının kadınlara farz kılınmamış olması, onlar hakkında bir mahrumiyet değil bir muafiyettir. Diledikleri takdirde, camiye gidip cemaatle Cuma namazı kılmalarında dinen bir engel yoktur. October 29 Bu Ankete Her Türk Vatandaşı Katılmalıdır
ŞU AN WELT İSİMLİ BİR ALMAN GAZETESİ BİR ANKET BAŞLATMIŞ DURUMDA. ANKET KÜRT DEVLETİ KURULMASINI İSTERMİSİNİZ DİYE BİR SORUYU İÇERİYOR. FAKAT KÜRT SİTELERİNİN YOĞUN ÇABALARIYLA ANKETDEKİ EVET OYLARI %55 ŞU AN. HAYIR OYLARI İSE %45 ARKADASLARINIZA BU MAİLİ GÖNDEREREK ANKETE KATILIMLARI VE (NEİN - HAYIR) OYU VERMELERİNİ SAĞLAYABİLİRMİSİNİZ.BİZ SANAL ALEMDE ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPALIM..! October 26 2. Abdül Hamit Han'ın Hayırlı Hizmetleri:![]() II.Abdülhamid Han'ın yaptığı hayırlı hizmetlerden bazıları: 1. Hindistan,
Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve
Japonya'ya elçiler ve din adamları gönderdi. 2. Dünyanın ilk dişçilik okulunu kurdu. 3. Paris'te İslam Külliyesi kurdu. 4. Çinlilere karşı Doğu Türkistan'a gönderdiği askeri yardım ile Orta Asya Müslümanlarını örgütledi. 5. Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demiryollarını yaptırdı. 6. Cami yaptırdığı her köye bir de okul açtı. 7. Modern matbaa makinelerini Türkiye'ye getirtti, ücretsiz kitap dağıttırdı, 6 bin kitabın çevrilmesini sağladı. 8. Beyazıt kütüphanesini kurup 10 bini el yazması olmak üzere tam 30 bin kitap bağışladı. 9. İlk defa elektriği ve gazı getirdi. 10. Ziraat Bankası'nı kurdu. 11. Dünyanın ilk torpido atan denizaltısını tamamen kendi parası ile yaptırdı. 12. Israrla yerli kumaş giydi, Hereke bez fabrikası ve Feshane'yi kurdu. 13. Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderdi. Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıttı. 14. Yalova Termal kaplıcalarını kurdurdu. 15. Terkos'un sularını İstanbul'a taşıttı. 16. İlk modern eczanemizi açtırdı. 17. İlk otomobili getirdi ve 5 bin km karayolunu yaptırdı. 18. Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptırdı, atlı ve elektrikli tramvaylar kurdu. 19. Arkeoloji müzeciliğini başlattı. 20. İlk kuduz hastanesini (İstanbul Darü'l-Kelb Tedavihanesi) açtırdı. 21. Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktirdi, yaralı askerler için bizzat kendi eli ile koltuk değneği yaptı. 22. Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım'ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri aldı. 23. Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını kurdu. 24. Pekin'de Üniversite kurdurdu. 25. Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderdi ve bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetlerin yaygınlaşmasını sağladı. 26. Kendi el emeği ile kazandığı ve biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis etti. 27. Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektirdi. 28. İzmir limanına izinsiz giremeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturdu. 29. Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını özellikle gazilere hediye ederdi 30. Kendisine yapılan bombalı suikasti düzenlemesine rağmen Ermeni katili affedip Avrupa'da hafiyelik yapmaya gönderdi. 31. Daha sonra Çanakkale Savaşı'nda kurtarıcımız olacak topları yaptırdı. 32. Sadece Anadolu'da 14 bin ilkokul açtı. 33. Telefonu Avrupa ile birlikte ülkemize getirtti. 34. Peygamberimize, dinimize veya Osmanlı'ya hakaret içeren oyunları Fransa, İngiltere, Roma ve ABD'den kaldırttı. 35.İngilterede 1890 da İngiliz sinsiliğine karşı taarruz planı çerçevesinde ‘Gök Ordu’ denilen futbol takımını kurdurttu.Şu anda İngiltere'de bulunan Futbol kulüplerinden 1. Ligde bulunan Portsmouth FC; Ay-yıldızlı amblemi ile dikkati çekmektedir. ![]() Tarihler adını andığı zaman, Sana hak verecek hey Koca Sultan, Bizdik utanmadan iftira atan, Asrın en siyasî Padişahına. (Rıza Tevfik) ![]() ![]() ![]() ![]() October 24 Rusyadan Doğan İslamRusya bu 'mucize bebeği' konuşuyor İleride Biz
onlara hem ufuklarda, hem kendi nefislerinde
(vucutlarında) delillerimizi öyle göstereceğiz ki, sonunda onun gerçek
olduğu kendilerine açıkça belli olacak. Rabbinin herşeye şahit olması
kafi değil mi? (Fussilet 53) Rusya
Dağıstanlı bebek Ali'yi konuşuyor. Doğumundan hemen sonra vücudunda
Kur'an-ı Kerim ayetleri belirmeye başlayan bebek Ali'yi her gün
yüzlerce kişi ziyaret ediyor. İşte bebek Ali...
Rusya’daki
Müslümanlar Dağıstanlı bebek Ali’yi konuşuyor. Dünyaya geldikten sonra
vücudunda Kur’an-ı Kerim’den ayetler belirlemeye başlayan bebek Ali
Yakubov’u her gün onlarca kişi ziyaret ediyor. ![]() “Mucize bebek” olarak adlandırılan Ali Yakubov’un doğmadan önce annesinin bebeğinin ağlamasından şikayetçi olduğu vurgulandı. Doğum esnasında da bebeğinin cam gibi şeffaf bir şekilde dünyaya geldiğini belirten anne Medine Yakubov, doktorların kendisine çocuklarının en fazla 3 gün yaşabileceğini söylediklerini aktardı. ![]() Dağıstan’a bağlı Krasno-Oktyabrsk köyünde doğan Ali’nin vücudunun çeşitli kısımlarında Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve dini yazılar kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ailenin ikinci erkek çocuğu olan Ali’nin bu durumu baba ve anneyi korkutuyor. Yakubov ailesi, henüz dokuz ayını doldurmamış evin küçük oğlu oğlu Ali'nin bu durumunu kimseye anlatmak istemediklerini, ancak "Yazıları insanlara gösterin" yazısı belirince ailenin olayı başkalarına anlattığı söylüyorlar. Hamileliği döneminde çok sayıda din içerikli rüya gördüğünü iddia eden Ali'nin annesi Medine Yakubova, yazıların çocuğun doğumundan itibaren sürekli ortaya çıktığını söyledi. Anne Yakubova, "İlk önce Allah'ın adı yazıldı. Daha sonra Ramazan'ın başlangıcıyla vücutta Kur'an-ı Kerim'den ayetler belirlemeye başladı. Yazılar çıkmaya başladığı anda çocuk ağlayıp sızlıyor." dedi. Yakubova yazıların çıktığı zamanlarda çocuğun geceleri uyumadığını ve ateşinin 40 dereceye kadar yükseldiğini anlattı. ![]() Doktor Saida Rasulova ise olayı tıbbi açıdan açıklayamadıklarını söylüyor. Rasulova, ilk gördüklerinde yazıları ben ya da alerjik bir durum sandıklarını ve çocuğun ateşi yükseldiğinde yazıların belirdiğini ifade etti. Yazının çocuğun vücudunda üç gün durduğunu, ardından silindiğini anlatan Merkez Camisi imamı Abdullah, çocukta belirlenen en son yazının "Allah her şeyin yaratıcısıdır." şeklinde olduğunu söyledi. Küçük Ali'nin sırtında, bacaklarında, karın bölgesinde vücut ısısının yükselmesiyle birlikte beliren karanfil renginden ortaya çıkan Kur'an ayetleri karşısında, Tıp otoriteleri hiç bir açıklama getiremezken, Bebeğin ziyaretine gelen İslam âlimleri ve Hıristiyan Din adamları, bunun "Allah'ın işaretleri" olarak yorumladılar. Alıntı:KardelenKardelen |
|
|